Gezegenler ve Uyduları Üzerinde Bulunan Büyük Denizler ve Göller

Başta güneş sisteminin üyelerinde olmak üzere diğer yıldızların öte gezegenleri üzerinde yıllardır yapılan “sıvı su” araştırmaları henüz sonuca ulaşmadı. Ama bu çalışmalar, yeni bilgilere sahip olmamıza ve kafamızın karışmasına neden oldu.

Güneş sisteminin diğer gezegenleri, uyduları ve cüce gezegenleri üzerinde sıvı suyun dışında, farklı kimyasal bileşimli büyük okyanusların ve göllerin varlığı ortaya çıktı. Bildiğimiz gibi dünyamızın yaklaşık %70’i tuzlu su içeren okyanuslarla kaplı. En büyük iç deniz, Hazar Denizi. En büyük tatlı su gölü ise Kuzey Amerika kıtasındaki Michigan-Huron Gölü.

Şu an için yalnız dünyada ve Satürn’ün uydusu Titan’ın yüzeyinde geniş alanlar kaplayan sıvı göllere ve denizlere rastlandı ve ekteki fotoğrafta olduğu gibi görüntülendi. Titan’ın yüzeyindeki göl veya denizlerin içeriğinde metan bulunmaktadır. Aslında bu bilgi bize ilkel dünya üzerinde de bir zamanlar metan denizleri olduğunu vurgulayan sonuçlara benzerlik gösteriyor. Hatta bu yüzden, Titan yüzeyinde milyarlarca yıl sonra, dünya benzeri bir yaşamın olabileceğini savunan bilim insanları bile bulunmaktadır.

Bunun dışındaki cisimlerin yüzeylerinde biraz daha farklı göl veya deniz yapılarıyla karşılaşıyoruz. Örneğin, dünya üzerinde bulunan lav birikintilerinden oluşan lav göllerine, Jüpiter’in uydusu Io üzerinde rastlandı. Kısmen dünyanın yüzey altında da olduğunu bildiğimiz yeraltı suları, gölleri veya denizleri, büyük olasılık dev gaz gezegenlerin uydularında da var. Jüpiter’in Galileo uyduların

dan Ganymede, Europa ve Callisto’nun yer altında, okyanus büyüklüğünde, tuzlu su veya amonyum karışımlı bileşiklerin olduğu tahmin edilmektedir. Aynı özellikli yeraltı okyanuslarının Satürn’ün uydusu Titan ve Enceladus’da; cüce gezegenler Ceres ve Pluto’da; Neptün’ün uydusu Triton’da da bulunabileceğine ilişkin araştırmalar yapılmaktadır.

Sonuç: Şu an için hala yaşanabilir tek gezegen Yer. Ama bu durum, diğer cisimlerin üzerinde farklı kimyasal yapılarda yeraltı göllerinin, denizlerinin veya okyanuslarının olamayacağı anlamına gelmez. Ürkmek yerine, aksine yerel koşullara bağlı olarak farklı zenginliklere sahip cisimlerin olduğunu bilmek pozitif bir yaklaşımdır. Araştırmaya devam.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir